Aydınlarımız Marka Konusunu 'Moda' İşi Gibi Görüyor

Milli gelirin artması için kafa yoran çok değerli beyinler var ülkemizde. Bu ekonomistlerin, düşünürlerin öne çıkardığı konular ise ağırlıkla teknoloji, inovasyon, eğitim olurken katma değer yaratmanın en önemli unsurlarından olan markalaşma genelde göz ardı ediliyor. Çünkü marka yaratmak sanki yıllar önce yapılmış olması gereken, bizi aşan bir iş gibi görünüyor.

Marka Konseyi yönetim kurulu başkanı Güven Borça Türkiye’nin en önemli gelişme fırsatlarından biri olan markalaşma konusunda karşılaştıkları bu yanlış algıyı değiştirmek için dernek çatısı altında bir araya geldiklerini belirtti ve şöyle devam etti;

Türkiye’nin milli geliri çok hızlı bir artıştan sonra bir duraklama dönemine girdi. Bunun bir sürü iç-dış sebebi var. Bu bağlamda ülkenin gelişimi için başta ekonomistler olmak üzere çok sayıda kişi kafa yoruyor, fikirler geliştiriyor. Burada öne çıkan örnek Güney Kore. Gerçekten de bu ülkenin teknoloji alanında yaptıkları herkesin ağzını sulandırıyor. Tabii ki Kore’den öğreneceğimiz çok şey var ama teknolojik gelişim dışında da fırsatlar var ülkemizin zenginleşmesi için. Bunlardan birisi de markalaşma. Ancak ülkemizde iş insanları, ekonomistler ve diğer düşünürler marka işini çok reklam yapmak gerektiren, bizi aşan bir moda sektörü konusu gibi görme eğiliminde. Marka deyince akıllarına sadece “çanta” markası geliyor. O yüzden global markalaşma yolunda çok fazla girişim göze çarpmıyor.

Halbuki bir çok alanda markalaşma fırsatları önümüzde duruyor. Ve bunlardan daha kısa sürede sonuç almak mümkün. Örneğin ülkemizin kıymetli tarım ürünleri, yerel lezzetleri. Yöresel peynirlerimizi, kuruyemişlerimizi, içeceklerimizi markalaştırmamız mümkün ve bunlar çok da zor işler değil. Çayımızı, simitimizi, bunları birleştiren kafeleri, pidemizi, mantımızı markalı olarak dünyaya sunabiliriz. Ülkemizde oldukça gelişmiş olan sağlık sektörü, eğitim kurumları, futbol takımları küresel alanda daha rekabetçi ve daha bilinir hale gelebilirler.

Kentlerimizi de markalaştırabiliriz ancak bunlar hep yanlış anlaşılıyor. Yapılan tesis yatırımları markalaşmak olarak lanse ediliyor. Bu işler sadece reklamla, sponsorlukla olmaz. Entegre bir bakış lazım.

İşte bu amaçla markalaşmanın ne olduğunu ve ülkemize sunduğu fırsatları herkese anlatmak istiyoruz. Marka Konseyi altında bir araya gelen ülkemizin önde gelen Marka Danışmanları, yapacakları eğitimler ve bilgi paylaşım toplantıları ile bu konuyu daha yoğun dile getirmeye başlayacak.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş LinkedIn'de Paylaş
Marka Konseyi
Marka Konseyi

Türkiye’nin, Dünya'nın birinci lig ekonomileri arasında yer alabilmesi için daha yüksek katma değer üreten bir iş yönetim kültürüne ihtiyacı vardır. Bu amaca hizmet eden “Markalaşma”, Türkiye’nin önemli bir zayıflığı ve aynı zamanda önündeki en büyük fırsattır. Bu fırsatı gerçekleştirmek için uzman bilgisine ihtiyaç olduğunu gören marka danışmanları ve yöneticileri olarak Marka Konseyi çatısı altında gücümüzü ve bilgimizi birleştik.

made with love in istanbul