Tek Yol Kore Yolu Değil!

Yeni Dünya Başka Fırsatlarla Dolu

Yeter ki ezberleri aşıp yeni fikirlere değer verelim. Geçmiş yüzyıla ait referanslardan vazgeçelim, kendi yolumuzu bulalım. Özgün yol haritamızı çizelim. Bunun için ülkede ciddi bir dönüşüm gerekiyor ve hatta buna mecburuz.

Batı sanayileşmeyle bugünkü refah seviyesine ulaştı ancak sanayi üretimi de bir noktaya geldi ve her yerde aşırı kapasite oluştu. Ülkeler de korumacı önlemler almaya başladı. Öte yandan sanayide verimlilik artıkça işsizlik de artıyor. Ayrıca gelinen noktada çevreye çok yük olmaya başladık. O yüzden küresel sistem bir sıkışma içinde. Türkiye bu ortamda yeni, yenilikçi fikirlerle aradan sıyrılabilir çünkü aydınlanma dönemine ve sanayi devrimine ait ezberlerin bozulduğu bir döneme giriyoruz.

Evet biz de kendimiz üretelim ama üzerine bir katma değer ekleyelim. Genç nüfusumuzu avantaja çevirelim. Yeni ve esnek çalışma modelleri geliştirerek verimliliği artıralım. Geçmiş yüzyılda batıda geliştirilen çalışma formatları ve emeklilik modelleri artık işe yaramayacak. Haftada kırk saat düzenli mesai ve otuz sene çalışıp emekli olma modelleri günü karşılamıyor. Yeni ve esnek modeller bulmak lazım. Türkiye burada cesaret gösterip fark yaratabilir.

Bunu fırsata çevirip yaşlanan dünya nüfusuna yeni fikirlerle gidebiliriz. Ülkemiz yeri itibariyle çok uygun bir noktada, neredeyse dünyanın merkezinde. Çok güzel bir iklimimiz ve coğrafyamız var. Ayrıca ülkemizde tıp da çok gelişmiş durumda. Doktorlarımız ve hastanelerimiz yetkin. Dolayısıyla yaşlanan zengin dünya nüfusundan daha fazla insanı tedavi için, seyahat için, yaşamak için ülkemize çekebiliriz. Bunun için uzun vadeli bir plan hazırlanması gerekir.

Ülkemizin doğal zenginliklerini, bitki florasını değerlendirmemiz lazım. Dünyada sağlıklı beslenme, organik üretim bir trend ve topraklarımız bu açıdan çok zengin ancak neredeyse hiçbir ürünümüzü markalaştırıp dünyaya pazarlayamıyoruz. Coğrafi işaretler büyük bir pazarlama ve gelir fırsatı olarak önümüzde duruyor. Bunu çok iyi değerlendirmemiz lazım. Ülkemizde bu markalaşma ve pazarlama yönetimi birikimi mevcut.

Marka Konseyi yönetim kurulu başkanı Güven Borça, yeni şeyler düşünmenin, yeni modeller kurmanın zamanı geldiğinin düşünüyor. Bu bağlamda dernek üyeleri arasında “bize has katma değer yaratma modelleri” konulu bir çalışma başlattıklarını duyurdu. Bu çalışmasa marka danışmanları, akademisyenler bir araya gelerek bu topraklara özgü katma değer yaratma formülleri üzerine çalışıp önerilerde bulunacaklar.

Özetle; Almanya’nın, Kore’nin geçen yüzyıldaki modellerini bire bir uygulayarak fark yaratamayız. Yeni şeyler düşünmemiz, ezber bozmamız lazım.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş LinkedIn'de Paylaş
Marka Konseyi
Marka Konseyi

Türkiye’nin, Dünya'nın birinci lig ekonomileri arasında yer alabilmesi için daha yüksek katma değer üreten bir iş yönetim kültürüne ihtiyacı vardır. Bu amaca hizmet eden “Markalaşma”, Türkiye’nin önemli bir zayıflığı ve aynı zamanda önündeki en büyük fırsattır. Bu fırsatı gerçekleştirmek için uzman bilgisine ihtiyaç olduğunu gören marka danışmanları ve yöneticileri olarak Marka Konseyi çatısı altında gücümüzü ve bilgimizi birleştik.

made with love in istanbul